GELİNCİK – Cüneyt ARKIN

Sevgili Dostlarım ;
 
Uzunca bir aradan sonra tekrar merhabalar . Bu günkü yazımda favorilerim arasında sayabilecegim bir diger Cüneyt Arkın klasigi GELINCIK’ten bahsetmek istedim . Filmin ailevi açıdan önemli kısmı ise çekimler esnasında aileminde o bölgede tatilde olmasıydı. Figurasyon açısından kadraja girmemekle beraber çarşı içerisinde Cüneyt Arkın’ın üstüne gelen aracın önüne atlamasıyla zaman zaman hala bir hatıra olarak konuşulmakta .
 
GELİNCİK – Cüneyt ARKIN
 
Gelincik sakin bir tatil beldesinde kişiliğini bulan insanların öyküsüdür . Büyük bir şehrin , pembe bir dünyanın içinde insanlığını unutmuş Fato bu sakin tatil kasabasına kendini bulmaya ait olmadığını düşündüğü sahte bir dünyadan kurtulmaya gelmiştir . Zorla evlendirilmek istediği zengin bir gencin teklifini sürekli reddetmektedir . Hayatı o güne kadar babası tarafından yönlendirilmiş olan genç kadın gelincik çiçekleriyle çevrili bu kasabada ufak bir dünyanın yüreği büyük insanlarını tanır .
 
Kasabanın gençleri büyük şehirdeki sahte oyunların ötesinde çok daha saf yöntemlerle kendilerine kız arkadaş bulmaya çalışmaktadırlar . Şehirlerde keskin çizgilerle birbirlerinden ayrılan siyasi görüşlerin takipçisi gençler bu kasabada aynı meyhanede birbirlerine komşu masalarda memleket kurtarıp içkilerini içmektedirler ve ortada kavgada yoktur . Fato yıllardır özlemini çektiği özgürlüğü bir insan kimliği içerisinde sahilde görür . Kıbrıs harekatından sonra ordudan ayrılıp bu kasabaya yerleşmiş olan yüzbaşı Alişan ve atı gelincik özgürce suları yararak sahilde koşturmaktadırlar . Tanıştıkları ilk gün bu sonsuz özgürlük duygusunu Fatoda tadar . Takip eden günlerde beraber balık avlarlar , o güne kadar öğrendiği gibi kibar kurallar içerisinde sıkışarak çatalla bıçakla yemesine gerek yoktur bu nimeti ; Gece kumsala parıltıları saçılan yıldızları izlerler , gökteki yıldızlar burada büyük şehirlerde görülemeyecek kadar çok sayıda ve samimidir . Bu küçük mutluluklarda o güne kadar özlemini çektiği sevgiyi bulur Fato . Sohbet esnasında kendi babasının isminden bahseder ve ilk kez babasının isminin bir kanun gibi geçmediği adının bile herhangi bir şey ifade etmediği bir insan olduğunu görür karşısında .
 
Yeryüzündeki hiçbir mutluluk savaşarak kazanılmadıkça büyük izler taşıyarak sahiplenme duygusu yaratamaz . Bu zorlukların en büyüğüde Fatonun babası ve evlendirilmek için zorlandığı kişidir . Kasabanın havası bir anda değişir , baba paranın olanca gücüyle elinden gelen tüm baskıları yapmaya başlar , silaha ve kavgaya yeminli olan Alişan kirli bir oyunla hapse atılır ama Fato sevgisinden vazgeçmez . Onun için özgürlüğe ve mutluluğa kaçış için verilen bir savaştır bu ancak sevdiği insanın hayatını karartmaya daha fazla dayanamaz ve babasının teklifini kabul ederek Alişanın hapisten çıkarılmasını sağlar . Ayrılık günü geldiğinde ise önünde iki seçenek kalmıştır mutsuz ama zengin bir yaşam yada mutlu ve sakin bir yaşam . Fato kalbinin sesini dinler ve Alişanla beraber hayatlarının en büyük kaçışına başlarlar . Özgürlüğe yapılan bir kaçıştır bu vermek zorunda kalacakları kurban ise Gelinciktir .
 
Gelinciğin ölümü kendi özgürlüklerini kazanmalarını sağlar çünkü peşlerindekilerin karşısında artık yeminini bozmuş Alişan vardır . Gelincik , Cüneyt Arkın ve Fatma Girik’in birlikte rol aldıkları diğer aşk filmleri içerisinde kendi zamanının özelliklerini hafif çizgilerle sunan zevkle izlenen ve her ikisininde sanatçı kişiliklerinin zirvesinde bir uyumu gösterdikleri bir filmdir .
 
Fatma Girik‘in Cüneyt Arkın‘ın hapisten çıkarılmasının ardından sahilde yürüyüşü , yüz ifadesi ; Cüneyt Arkın ve Fatma Girik‘in son seçimi yaptıkları sahnede gözleriyle konuşur gibi yansıyan mükemmel görüntüler duygularla yapılan oyunculuğun güzel birer örneğidir . Jandarmaların arasındaki teskere ; kasabanın genç delikanlılarının kız tavlama üzerine girdikleri bahis ; kasabanın bitirimlerinin “güldürücü üflemişler” gibi konuşmaları sokaktaki insanın konuştuğu sıradan sözlerdir ve filmdeki doğallığı tamamlar . Cüneyt Arkın ın filmde ilk kez ortaya çıktığı sahnede atıyla beraber sahildeki görüntüsü unutulmayacak şekilde hafızalara kazınacak cinstendir .
 
MUZIK DESIFRELERI :
 
John Williams’ın Steven Spielbergle beraber tamamen senfonik tarzda film müzikleri üretmeye başlamasının arifesinde diskografisnin en güzel albümlerinden birisi olduguna inandıgım EIGER SENCTION film boyunca tüm variasyonlarıyla beraber çalmaktadır . Burda kendi açımdan hoşuma giden nokta her iki filmide izlemiş bir insan olarak GELINCIK in EIGER SENCTION un temalarına orjinal filmden çok daha güzel oturduğudur. Orjinal film bir casusluk ve macera hikayesini dağların zirvelerine kadar bir yolculukta harmanlamakta ancak karakterlerin soğukluğu ile şarkıların duygusal yapıları başarılı bir şekilde örtüşmemektedir.
 
Bunun haricinde sahildeki gençlerin akrobatik yeteneklerini gösterdikleri sahnede Marvin HAMLISCH in STING albümü kullanılmıştır. STING in agırlıklı olarak kullanıldığı bir diğer film ise Cüneyt ARKIN ın BELALILAR ıdır. BELALILAR orjinal müzikleri kullanılan STING filminin aynı zamanda yerli bir uyarlamasıdır .
 
Sevgiler ;
 
Gökay GELGEC – YOJIMBOOO
Bu yazı Arastirmalar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s